Liposuction bir kilo verme ameliyatı değil, vücut şekillendirme ameliyatıdır. Karın, bel, sırt, basen, uyluk, kol ve gıdı bölgelerinde VASER, PAL ve 360 liposuction ile vücut konturu oluşturuyoruz.
Karın bölgesindeki sarkma ve fazla derinin cerrahi olarak çıkarılması
Vücudun farklı bölgelerine yağ transferi ile hacim kazandırma
Alt karın bölgesine yönelik minimal invaziv germe işlemi
Karın ve bel bölgesinin çevresel olarak germe işlemi
Kol bölgesindeki sarkmaların cerrahi olarak düzeltilmesi
Bacak iç ve dış kısımlarındaki sarkmaların tedavisi
Kalça bölgesinde şekillendirme ve hacim artırıcı işlemler
Ayak ve ayak bileği bölgesine yönelik estetik düzenlemeler
Diz bölgesindeki yağ birikimleri ve sarkmaların tedavisi
Liposuction bir kilo verme ameliyatı değil, vücut şekillendirme ameliyatıdır. Karın, bel, sırt, basen, uyluk, kol ve gıdı bölgelerinde VASER, PAL ve 360 liposuction ile vücut konturu oluşturuyoruz.
Liposuction ya da halk arasında daha sık kullanılan adıyla yağ alma veya yağ aldırma ameliyatı, vücudun belirli bölgelerinde biriken yağların ince kanüller yardımıyla alınarak o bölgenin yeniden şekillendirilmesi işlemidir.
Burada en başta önemli bir ayrım yapmak gerekir. Liposuction bir kilo verme ameliyatı değildir. Ben liposuction'ı daha çok bir vücut şekillendirme ameliyatı olarak görüyorum.
Vücudumuzun bazı bölgelerinde, genel vücut oranına veya kilomuza göre fazla yağlanma, çıkıntılar ya da kontur düzensizlikleri olabilir. Bu durum tek bir bölgede belirgin olabileceği gibi birkaç bölgede birlikte de görülebilir. Hastanın vücut kitle indeksi normal olmasına rağmen, bu alanlardan yağ alarak daha düzgün ve orantılı bir vücut şekli elde etmek mümkün olabilir.
Antalya'daki kliniğimde liposuction için yaptığımız muayenede hastanın tüm vücudunu üç boyutlu olarak değerlendiriyorum. Hangi bölgelerde nasıl bir şekillendirmeye ihtiyaç olduğunu hastamıza anlatıyor ve hastamızın istekleri doğrultusunda ameliyat planını birlikte oluşturuyoruz.
Liposuction için en uygun hastalar genellikle kilosu normal veya normaline yakın olduğu hâlde belirli bölgelerinde yağlanması devam eden hastalardır.
Bazen hasta kilo vermiştir ama karnı ve beli hâlâ kalındır. Başka bir hastanın kilosu oldukça normaldir ancak basenleri vücudunun geri kalanına göre daha geniştir. Erkeklerde ise özellikle karın ve bel çevresindeki yağlanma kilo verilmesine rağmen devam edebilir.
Bunlar liposuction'dan fayda görebilecek hasta gruplarıdır.
Buna karşılık ciddi kilo fazlalığı olan bir hastaya liposuction'ı bir zayıflama yöntemi olarak önermem. Liposuction'ın amacı kilo verdirmekten çok vücudun şeklini ve oranlarını değiştirmektir.
En sık karın, bel, sırt, basen, iç ve dış uyluklar, kollar ve gıdı bölgesine liposuction yapıyoruz.
Ancak bu bölgeleri birbirinden tamamen bağımsız düşünmemek gerekir.
Örneğin bir hasta, “Ben sadece göbeğimden rahatsızım.” diyebilir. Muayenede baktığımızda problemin aslında yalnızca karında olmadığını, bel ve sırt bölgesindeki yağlanmanın da gövdeyi olduğundan daha kalın gösterdiğini görebiliriz.
Hatta böyle bir hastaya yalnızca karın liposuction yapılırsa bel ve sırt bölgesindeki yağlanma kalacağı için vücudun önden ve yandan görünümü arasında orantısızlık oluşabilir.
Bu nedenle böyle bir hastada karın, bel ve sırtın birlikte değerlendirilerek şekillendirilmesi genellikle daha doğru bir yaklaşım olacaktır.
Aynı şey basen ve uyluk için de geçerlidir. Burada amacımız mümkün olduğu kadar fazla yağ almak değildir. Kalça, basen ve bacak arasındaki doğal geçişi korumak gerekir.
Bu ikisi çok sık birbirine karıştırılıyor.
Karında esas problem yağ fazlalığıysa ve deri kalitesi iyiyse liposuction oldukça uygun bir seçenek olabilir.
Ama hastanın özellikle doğumlardan veya ciddi kilo kaybından sonra belirgin deri fazlalığı varsa liposuction bu deriyi ortadan kaldırmaz. Karın kaslarında ayrılma ve karın duvarında gevşeklik varsa bunu da liposuction ile düzeltemeyiz.
Böyle hastalarda karın germe ameliyatı gerekebilir. Bazı hastalarda ise liposuction ile karın germeyi birlikte uygulamak daha uygun olabilir.
Bu kararı yalnızca fotoğraflara bakarak uzaktan vermek her zaman mümkün değildir. Özellikle deri fazlalığı ve karın duvarının durumunu değerlendirmek için hastanın Antalya'daki muayenehanemizde yüz yüze muayene edilmesi gerekebilir.
Bugün internette liposuction araştıran hastaların karşısına çok sayıda isim çıkıyor: klasik liposuction, tümesan liposuction, PAL, VASER liposuction, ultrasonik liposuction, lazer lipoliz ve 360 liposuction.
Bunların hepsi aynı şeyi ifade etmiyor. Bazıları farklı teknolojilerdir, bazıları ise yapılan ameliyatın şeklini tarif eden isimlerdir.
Klasik veya suction-assisted liposuction, yağın ince kanüller ve vakum yardımıyla alınmasıdır.
Aslında liposuction'ın temel prensibi budur. Küçük girişlerden yağ dokusunun içerisine girilir ve önceden planladığımız bölgelerden kontrollü olarak yağ alınır.
Burada kullanılan kanül kadar önemli olan şey, cerrahın hangi bölgeden ne kadar yağ aldığıdır.
Günümüzde liposuction'ı kolaylaştıran farklı teknolojiler bulunduğu için kendi pratiğimde klasik yöntemi tek başına çok sık kullanmıyorum.
Tümesan teknik biraz yanlış anlaşılıyor. Aslında bu tamamen ayrı bir liposuction cihazı değildir.
Yağ alınacak bölgeye ameliyat sırasında özel bir sıvı veriyoruz. Bu sıvı dokuyu işleme hazırlıyor ve kanamanın azaltılmasına yardımcı oluyor.
Günümüzde liposuction ameliyatlarının büyük bölümünde bu prensipten yararlanılıyor. Ben de tüm liposuction ameliyatlarımda tümesan tekniği kullanıyorum.
PAL (Power-Assisted Liposuction) yönteminde kullandığımız kanül küçük ve hızlı ileri-geri hareketler yapıyor. Kliniğimizde bu yöntemi çok sık uyguluyoruz. Tickle Liposuction da mekanik hareketten yararlanan güç yardımlı liposuction sistemlerinden biridir.
Özellikle geniş alanlarda veya daha sert, fibröz yağ dokusunda cerrahın çalışmasını kolaylaştırabiliyor. Daha önce liposuction yapılmış bölgelerde de faydalı olabiliyor.
VASER, ultrason enerjisinden yararlanan bir liposuction teknolojisidir.
Yağ dokusu ultrason enerjisiyle işlendikten sonra kanüller yardımıyla alınır. Özellikle sırt ve erkek göğsü (jinekomasti) gibi daha fibröz bölgelerde ultrason destekli yöntemlerin bazı avantajları olabilir.
Aynı zamanda daha önce liposuction yapılmış alanlardan tekrar yağ alınması gereken revizyon ameliyatlarında da faydalı olabilmektedir. Yağ dokusunu daha fazla inceltmek veya daha detaylı bir şekillendirme yapmak istediğimiz hastalarda da ameliyatı kolaylaştırabilmektedir.
Antalya'daki kliniğimizde VASER liposuction yöntemini uygun hastalarda sıklıkla uygulamaktayız.
Lazer destekli yöntemlerde yağ dokusunun işlenmesinde lazer enerjisinden yararlanılır ve gerekli durumlarda yağ daha sonra aspire edilir.
Bu yöntemin de kendine ait avantajları ve sınırlamaları vardır.
Ben kendi pratiğimde lazer destekli liposuction kullanmıyorum. Vücut konturunu oluştururken dokular üzerinde mümkün olduğunca kontrollü çalışmayı tercih ettiğim için güç yardımlı ve gerektiğinde ultrason destekli liposuction yöntemlerini tercih ediyorum.
Lazer enerjisinin oluşturduğu termal etkinin dikkatli kontrol edilmesi gerektiğinden, kendi cerrahi pratiğimde bu yöntemi tercih etmiyorum.
360 liposuction ayrı bir cihaz veya liposuction yöntemi değildir. Gövdenin çevresel olarak şekillendirilmesini tarif eder.
Karın ön kısmı, bel, yan bölgeler ve sırt birlikte değerlendirildiğinde hastanın gövdesini yalnızca önden değil, 360 derece şekillendirmiş oluruz.
Özellikle bel şekillendirmede bu yaklaşımı önemli buluyorum. Çünkü yalnızca karın ön kısmındaki yağı almak bazen hastanın bel hattında beklediği değişikliği oluşturmaz.
Bana göre “En iyi liposuction cihazı hangisi?” sorusunun tek bir cevabı yok.
Benim pratiğimde genellikle güç yardımlı liposuction (PAL/Tickle Liposuction) kullanıyorum.
Daha önce liposuction yapılmış bir bölgede revizyon yapacaksam veya yağ dokusunu daha fazla incelterek daha detaylı bir şekillendirme yapmak istiyorsam VASER liposuction kullanıyorum.
Dolayısıyla kullanılacak yöntemi hastanın vücut yapısına, yağ dokusunun özelliklerine ve elde etmek istediğimiz sonuca göre belirliyorum.
Bu büyük ölçüde hastanın deri kalitesiyle ilişkili bir konudur.
Deri elastikiyeti iyi olan bir hastada yağ alındıktan sonra deri yeni hacme daha iyi adapte olabilir.
Ama çok kilo vermiş, birkaç gebelik geçirmiş veya derisinde belirgin gevşeklik ve çatlak bulunan bir hastada aynı şeyi bekleyemeyiz.
Bu nedenle liposuction planlarken yalnızca “Ne kadar yağ var?” diye bakmıyorum. “Bu yağı aldıktan sonra deri ne yapacak?” sorusu da en az onun kadar önemli.
Bu yüzden hastamızı Antalya'daki kliniğimizde değerlendirdikten sonra, deri kalitesi uygunsa yalnızca liposuction; belirgin deri sarkması da varsa liposuction ile birlikte uygun germe ameliyatını planlıyoruz.
Hayır. Bunu hastalara baştan açık söylemek gerekir.
Liposuction'ın amacı selülit tedavisi değildir. Çatlakları da ortadan kaldırmaz. Çünkü bunların oluşum mekanizması yalnızca yağ miktarıyla ilişkili değildir.
Vücut şekli belirgin şekilde düzelebilir ama “Liposuction yaptırırsam selülitim ve çatlaklarım da geçecek.” beklentisi doğru değildir.
İlk günlerde şişlik, morluk, hassasiyet ve gerginlik olması normaldir.
Ameliyat sonrasında hastalarımızın yaklaşık dört hafta korse kullanmasını istiyoruz.
Hastalarımızı ameliyattan sonra üçüncü gün kontrole çağırıyoruz. Kontrolde pansumanlarını açıyoruz ve eve döndüklerinde ılık bir duş almalarını tavsiye ediyoruz.
Şişlikler haftalar içerisinde azalır. Daha kapsamlı işlemlerde vücudun gerçek konturunun ortaya çıkması yaklaşık üç ayı bulabilir.
Ancak tam iyileşme; ameliyat bölgelerindeki sertliklerin azalması, his değişikliklerinin düzelmesi ve hastanın kendisini ameliyat öncesindeki kadar rahat hissetmesi açısından üç ila altı ayı bulabilir.
Liposuction için kullandığımız küçük giriş noktalarındaki skarların olgunlaşması ve renklerinin açılması ise yaklaşık bir yılı bulabilir.
Liposuction yaptığımız bölgedeki yağ hücrelerinin bir kısmını fiziksel olarak uzaklaştırıyoruz. Bu nedenle liposuction yapılan bölgelerde daha sonra yağ birikimi eskisine göre daha az olabilir.
Hafif veya orta düzeyde kilo değişikliklerinde elde edilen vücut şekli büyük ölçüde korunabilir. Ancak ileri düzeyde kilo alınması durumunda kalan yağ hücreleri büyüyebilir ve vücudun farklı bölgelerinde de belirgin yağlanma ortaya çıkabilir.
Bu nedenle elde ettiğimiz şeklin uzun süre korunması için hastanın kilosunu mümkün olduğunca stabil tutması önemlidir.
Liposuction, uygun hasta seçimi ve doğru cerrahi planlama ile güvenli şekilde uygulanabilen bir ameliyattır. Ancak her cerrahi işlemde olduğu gibi liposuction'da da bazı riskler vardır.
Ameliyat sonrasında şişlik, morluk ve geçici his değişiklikleri görülebilir. Daha seyrek olarak enfeksiyon, sıvı birikimi, asimetri veya cilt yüzeyinde düzensizlikler ortaya çıkabilir. Ciddi komplikasyonlar ise nadirdir.
Riskler hastanın genel sağlık durumuna, işlem yapılan bölgelerin genişliğine ve aynı seansta başka ameliyatların yapılıp yapılmamasına göre değişebilir.
Bu nedenle benim için liposuction'da öncelik mümkün olduğu kadar fazla yağ almak değil; güvenli sınırlar içerisinde, hastanın vücuduna uygun miktarda yağ alarak düzgün ve doğal bir vücut konturu oluşturmaktır.
Antalya'da Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı olarak liposuction ameliyatı için gelen hastalarımda önce hastanın ne istediğini dinliyorum, daha sonra vücudunu bir bütün olarak değerlendiriyorum.
Bazen hasta yalnızca karın liposuction istediğini düşünüyor ama muayenede bel ve sırtın da şekillendirilmesinin daha doğru olacağını görüyoruz.
Bazen de tam tersi oluyor. Hasta liposuction istediğini düşünerek geliyor ancak problem yağdan çok deri fazlalığı olduğu için karın germe, kol germe veya uyluk germe gibi farklı bir ameliyatın daha uygun olduğunu konuşuyoruz.
Benim için liposuction ve vücut şekillendirmede temel amaç mümkün olduğu kadar çok yağ almak değil; doğru bölgelerden, doğru miktarda yağ alarak kişinin kendi anatomisine uygun bir vücut şekli oluşturmaktır.
Op. Dr. Mahmut Ulvi Kayalı
Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı – EBOPRAS
Antalya